Matematik 2.yazılımdan 80 alsam hoca sözlüme 100 verse insanlar el ele tutuşsa hayat bayram olsa.

Oruç Sözleri ve Mesajları

Reklam Alanı

Bu sayfamızda Oruç Sözleri ve oruç ile ilgili sözler ve hadisler yer alır.

Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık olabilir, fakat oruç başkadır. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben vereceğim.

Bizim orucumuzla ehl-i kitabın orucu arasında hudut, sahur yemeğidir. (Müslim, 6, 60) 

Kim iman ederek ve sevabını Allah’tan umarak ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir.

Ramazan’da orucunu tutup da Şevval’den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir. (R. Salihin, 1259) 

Oruçlu için birisi iftar ettiği vakit, öteki Rabbi ile karşılaştığı vakit olmak üzere iki sevinç vardır.

Oruç bir kalkandır.

Oruç sabrın yarısıdır.

Oruçlu iken vefat etmiş kimseye Allah kıyamete kadar oruç tutmuş sevabı yazar.

Oruç tutun, sıhhat bulasınız.

Oruçlunun uykusu ibadettir.

Oruç Tutmak Ruhu temizle imanı genişletir.

Oruç her müslümanın iman ayıdır.

Cennet’in bir kapısı var, adına “Reyyan” derler, oradan ancak oruçlular girebilir.

Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve seilem Efendimiz buyurdular: “Oruç tutun; Sıhhat bulursunuz!” (Musahabe-5 s: 76; Taberâ ni’den)

Yemekten ve içmekten kesilmek oruç değildir. Oruç, çirkin söz söylemekten, kötü temastan, nefsin boyunduruğundan kurtulmak ve fena hareketlerden sakınmaktır.

Yalanla, gıybetle zedelenmeyen oruç, fenalıklara siperdir.Oruçlu olan bir kimse, bir müminin aleyhinde dedikodu ve ona eziyet etmedikçe, iftar edinceye kadar ibadettedir.

Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık olabilir, fakat oruç başkadır. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben vereceğim.

Bizim orucumuzla ehl-i kitabın orucu arasında hudut, sahur yemeğidir.(Müslim, 6, 60)

Kim iman ederek ve sevabını Allah’tan umarak ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir.

Ramazan’da orucunu tutup da Şevval’den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir.(R. Salihin, 1259)

Yemekten ve içmekten kesilmek oruç değildir. Oruç, çirkin söz söylemekten, kötü temastan, nefsin boyunduruğundan kurtulmak ve fena hareketlerden sakınmaktır

Yalanla, gıybetle zedelenmeyen oruç, fenalıklara siperdir.Oruçlu olan bir kimse, bir müminin aleyhinde dedikodu ve ona eziyet etmedikçe, iftar edinceye kadar ibadettedir.

Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki; oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur: Allah der ki: Ağzı kokan şu kul şehvetini, yemesini, içmesini benim için terkediyor. Madem ki sırf benim için oruç tutmuş, o orucun ecrini ben veririm.

İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah”tan başka ilah olmadığına ve Muhammed”in O”nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe”ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak Tirmizi, İman 3, (2612)

Vazgeçemeyeceğiniz iki hasletin biri Allah’tan Cenneti istemek, diğeri de Cehennemden Allah’a sığınmaktır.

Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.”

Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.

Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.

Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır.

Sabrın karşılığı da Cennettir.

Bu ay yardımlaşma ayıdır.

Bu ay mü’minlerin rızkını arttıracak aydır.

Bu ayda her kim oruçlu bir mü’mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur.”

Ashâb-ı Kiramdan bazıları, “Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz” dediler.

Hilâli görünceye kadar oruç tutmayın, yine (müteakip) hilâli görünceye kadar da yemeyin. Bulut araya girerse ayı takdir edin.

Ramazan ayını, hilâli görmedikçe veya sayıyı ikmal etmedikçe öne alıp başlatmayın. (Hilali görüp veya sayıyı tamamladıktan) sonra müteakip hilâli görünceye veya sayıyı tamamlayıncaya kadar orucu tutun.

(Muteber=geçerli) oruç, (hep beraber) tuttuğunuz gündekidir. (Muteber) iftar, hep beraber) ettiğiniz gündekidir. (Muteber) kurban (hep beraber) kurban kestiğiniz gündekidir.

İki bayram ayı eksilmezler: Bunlar Ramazan ve Zü’l-Hicce aylarıdır.

Kim orucu fecirden önce niyetle (kesin kılmazsa) onun orucu yoktur.

Kim kendiliğinden kusacak olursa, üzerine kaza gerekmez. Kim de isteyerek kusarsa orucunu kaza etsin.

Kim, üzerinde Ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.

Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar.

Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. (Müslim, Sıyam 171, (1155); Tirmizi, Savm 26, (721))

Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket var.

Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab’ın orucunu ayıran fark sahur yemeğidir. (Müslim, 6, 60)

Kim yalanı ve onunla ameli terk etmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur.

Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe (nafile) oruç tutmasın.

Ramazan’da orucunu tutup da Şevval’den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir. (R. Salihin, 1259)

Resulullah (sav) vefat edinceye kadar Ramazanın son on gününde i”tikafa girer ve şöyle buyururdu: “Kadir gecesini Ramazanın son on gününde arayın”.(Müslim, İ”tikaf 5, (1172))

Kim Ramazan orucunu tutar ve ona Şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yıl orucu tutmuş olur. (Tirmizi, Savm 53, (759); Ebu Davud, Savm 58, (2432))

Kadir gecesini, kim sevabına inanıp onu kazanmak ümidiyle ihya ederse, geçmiş günahları affedilir.(Müslim, Müsafirin 174, (769); Ebu Davud, Salat 318, (1371); Tirmizi, Savm 83))
(Farz olan oruç) sayılı günlerdedir. Sizden kim o günlerde hasta yahut sefer üzere olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler de, bir yoksul doyumu fidye verirler. Bununla beraber kim gönülden gelerek bir hayır yaparsa, işte bu, onun için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız sizin hakkınızda daha hayırlıdır, bilirseniz.

(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, Kur’ân o ayda insanlara hidâyet rehberi, doğru yolun ve hak ile bâtılı ayırd eden hükümlerin nice açık delilleri olarak indirilmiştir. Öyleyse sizden kim, o aya erişirse, onda oruç tutsun. Kim de hasta olur, yahut bir sefer hâlinde bulunursa tutamadığı günler sayısınca tutarak kaza etsin. Allah sizin için kolaylık diler, güçlük dilemez. Bu da o sayıyı ikmâl etmeniz, Allah’ı sizi muvaffak kıldığı şeyden dolayı büyük tanımanız içindir. Böyle yaparsanız, şükretmiş olursunuz.

Habibim, kullarım sana Ben’den sorarlarsa, haber ver ki, ben onlara yakînım. Ben duâ edenin (beni çağıranın) dâvetine, icabet ederim. O halde, onlar da Benim davetime icabet ve Bana îmân etsinler. Tâ ki, o sayede doğru yola ulaşmış olurlar. Oruç gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için libâs, siz de onlar için libâssınız. Allah, nefislerinize karşı za’f göstermekte olduğunuzu bildiği için, tevbenizi kabul ile sizi afv etti. Artık onlara yaklaşıp, Allah’ın size yazdığını isteyin. Gece, fecr-i sâdık olan ak iplik, (gece olan) kara iplikten ayrılıp seçilinceye kadar yeyin, için, sonra geceye kadar orucunuzu tamamlayın.

Mescidlerde itikatta bulunduğunuz zaman, kadınlarınıza yaklaşmayın. Bunlar Allah’ın koyduğu hududlardır. Sakın oralara yaklaşmayın. İşte Allah, âyetlerini böylece insanlara açıklar, tâ ki, kendilerini kurtarsınlar.” (Bakara Sûresi 183-187; Bakara Suresi Tefsiri s: 230)

Hadîs-i Kudsî’de şöyle buyurulmuştur:

“Oruç, benim içindir, onun mükâfatını ben vereceğim”, yâni orucun mükâfatı benim!.. Ne hurilerim ve ne de köşkle-rimdir. Bu yüzden Allah sübhânehû ve Teâlâ, kendisini görme se-âdetine nail olmayı, açlığa bağlamış ve Hazret-i îsâ’ya bu konuda hitap ederken şöyle demiştir:

“Acıkırsan, beni görürsün!..” (Bakara Suresi Tefsiri, s: 233) Hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur:

“Kıyamet gelip, kabirdekiler diriltildiği zaman, Allah Teâlâ Rıdvan’a şöyle vahyedecektir:

Ben, oruçluları kabirlerinden aç, susuz olarak çıkardım, Cennetlerden istedik/eriyle onları istikbâl ediniz!..» O da seslenecek ve şöyle diyecek:

-Ey genç hizmetçiler ve ölümsüz gençler!… Nurdan tabaklar getirmelisiniz!..» İşte o zaman, kum tanelerinden daha çok, yağmur damlaları, gökteki yıldızlar ve ağaç yapraklarından daha fazla meyveler, lezîz içecekler ve iştiha çekici yiyeceklerle dolacak ortalık.. Bu Rıdvan, o oruçlulardan karşılaştığına yedirecek ve: «-Geçmişteki günlerde işlediğiniz iyi amellerin mükâfatı olarak, afiyetle yeyin, İçini..» denilecektir. (Bakara Suresi Tefsiri, s: 234)

Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem buyuruyorlar:

“Kim Ramazan orucunu, farz olduğuna inanarak ve sevabını Allah’tan isteyerek, gönül hoşluğu ve tam bir ihlâs ile tutarsa geçmiş küçük günahları bağışlanır.” (Buhârî, Kiiâbu’l- imân) Oruç Şefaat Edecektir

“Oruç da, Kur’ân da kula, yani, kendilerine devam edenlere, kıyamet günü şefaat edeceklerdir.

Oruç der ki: “Ey Rabbim, hakîkat ben onu, yâni oruçluyu, gündüzleri yemekten ve şehvetlerden menettim. Onun hakkında beni şefaatçi kıl!..”

Kur’ân da der ki: “Ey Rabbim, ben onu, yâni Kur’ân okuyanı geceleri uykudan alıkoydum. Hakkında şefaat etmeme izin ver!..”Onların bu niyazları kabul edilerek, şefaat ederler.” (Musahabe-5 s: 72-73 /Ahmed bin Hanbel’den) Oruçlunun Dikkat Edeceği Hususlar Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh-‘ın rivayet ettiği bir hadîs-i şerifte Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

“Her kim yalan söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini, içmesini bırakmasına Allah için hiç bir İhtiyâç yoktur.” (Buhâri, Kitâbu’s-Savm 1775) Başka bir hadîs-i şerîfte de:

“Oruç, sâdece yemekten, içmekten vesâireden kesilmek değildir. Kâmil ve sevaplı oruç, ancak faydasız laftan, boş vakit geçirmekten, kötü söylemekten, nefs-i emmârenin bütün temayüllerinden de vazgeçmektir. Şayet biri sana söver, yahut sana karşı câhilce herhangi bir harekette bulunursa, kendi kendine «Gerçek, ben oruçluyum, gerçek ben oruçluyum» de, sabret!..”buyurulmuştur. (Musahabe-5 s: 74 ; Hakim, Beyhakî’den)

Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki; oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur: Allah der ki: Ağzı kokan şu kul şehvetini, yemesini, içmesini benim için terkediyor. Madem ki sırf benim için oruç tutmuş, o orucun ecrini ben veririm.

İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah”tan başka ilah olmadığına ve Muhammed”in O”nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe”ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak” Tirmizi, İman 3, (2612)

Oruç perdedir. Biriniz bir gün oruç tutacak olursa kötü söz sarf etmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa “ben oruçluyum!” desin (ve ona bulaşmasın). (Müslim, Sıyam 164, (1161))

Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar. (Tirmizi, Cihad 3, (1624))

Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez. (Tirmizi”nin rivayetinde şu ziyade var: “Oraya kim girerse ebediyyen susamaz.) (Tirmizi, Savm 5)

Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz. (Tirmizi, Savm 82, (807); İbnu Mace, Sıyam 45, (1746))

Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.

Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. (Müslim, Sıyam 2, (1079))

Kişinin fitnesi ehlinde, malında, çocuğunda, nefsinde ve komşusundadır. Oruç, namaz, sadaka, emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker bu fitneye kefaret olur! (Müslim, Fiten 17, (144), Tirmizi, Fiten 71, (2259))

İslam beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah”tan başka ilah olmadığına ve Muhammed”in O”nun kulu ve elçisi olduguna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kabe”ye haccetmek,  Ramazan orucu tutmak.(Buhari, İman 1; Müslim, İman 22 )

Ubâde bin Samit anlatıyor: Ramazan ayının başladığı bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:“İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah’ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah’a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah’ın rahmetinden nasibini alamayandır.”

Selmân-ı Fârisî (r.a.) anlatıyor:
Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam Şaban ayının son günlerinde bize irad ettiği bir hutbede şöyle buyurdu:

“Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı.

Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, “Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü’mine iftar ettirene de verir” buyurdular ve hutbelerine şöyle devam ettiler:

“Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.
Bu ayda kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse, Allah da onu affeder ve Cehennemden uzak tutar.

Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla bulundurmaya çalışınız. Bu dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisinden ise hiçbir zaman ayrı kalamazsınız.

Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, kelime-i şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah’tan mağfiret dilemenizdir.

http://www.cokguzelsozler.net/dini-sozler/oruc-sozleri.html

Kategori: Dini Sözler

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?